Tüm dünyadan mimarlık-inşaat ve tasarım haberleri

Kategori Arşivi

Mimari

Mimarlık yaşadığımız mekanlara form vermekten daha karmaşık veya daha kolay bir şey değil. Bu mekanlar bizim inşa edilmiş çevremizde barınan evler, okullar, ofisler, mağazalar, müzeler, saraylar, kamu binaları, otobüs durakları, metro istasyonları, meydanlar, parklar, sokaklar, sokakların etrafındaki ağaçlar, kaldırımlar, park yerlerini ve program ve parçaları kapsar.

Milano Tasarım Haftası (Design Week) 2019

in Mimari by
Milano Tasarım haftası

8-14 Nisan tarihlerinde gerçekleşmiş olan tasarım haftasına dair makalemiz ile tekrar sizlerleyiz. Tasarımın ve Sanatın başkenti olan Milano’dan Tüm Avrupa’nın büyük ilgi gösterdiği Tasarım fuarına dair bazı bilgilendirmelerde bulunmak istiyoruz. Öncelikle Fuar herkesin katılımına açık ve Alansal bir Fuar olduğunu söyleyemeyiz kesinlikle her alanda tasarıma dair bilgilerin bulunduğu ve bir çok yeni fikir edinebileceğiniz bir fuar özellikle alan belirtmemiz gerekirse en çok ağırlıklı olarak İç Tasarıma yönelik Sanat eserleri gördüğümüzü söyleyebiliriz.

Fuar Belirli bir Fuar alanı veya belirli bir konferans salonu gibi bir alanda gerçekleşmiyor tamamen farklı mekanlar tutularak ve farklı tasarımcılar stand açarak gerçekleştiriyor 10.04.2019 tarihinde Sabah 10 da fuar standlarını gezmeye başladık ve Akşam 7 ye kadar görebileceğimiz kadar fazla yer görmeyi hedefledik. Farklı yerlerde olması farklı tasarım konseptlerini görmemize yardımcı olsada ulaşılabilirlik açısından çok zor ve tüm standları gezmeniz için rahatlıkla 4 gününüzü ayırmanız gerektiğini söyleyebiliriz.

Tasarımlar genel olarak kesinlikle olağanın dışında yeni fikirlere ve farklı idealara ait olduğunu söyleyebiliriz, eğer sizde tasarıma ilgili biriyseniz kesinlikle #DesignWeek kendinize çok farklı beceriler katacağınızı ve fikirler edineceğinizi düşünüyoruz. Tasarım ile ilgilenen herkesin kesinlikle katılması gereken bir Fuar diyebiliriz kısacası. Her standın başında tasarım ekibinden birisi bekliyor ve sorularınızı İngilizce / İtalyanca kesinlikle sorabilirsiniz çok detaylı ve anlayacağınız bir şekilde size nasıl yola çıktıklarını düşüncelerini nasıl geliştirdiklerini teker teker hiç sıkılmadan anlatacaklarına şüpheniz olmasın.

Eski Eser Yapılarda Restorasyon Uygulamalar

in Mimari by
  • 55861145_576672709481008_6273702237285908480_n.jpg
  • 55591722_392859754882548_3054365794981904384_n.jpg

Tarihsel Çevre ve Yapı Korumacıları Derneği (TÇYKD), bu yıl dokuzuncusunu düzenledikleri ‘Eski Eser Yapılarda Restorasyon Uygulamaları Semineri’ ve 20. yıl etkinlikleri kapsamında ‘Mimari Miras ve Yaşam’ konulu karma fotoğraf sergi açılışını 30 Mart Cumartesi günü TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy’de yapacak. Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’ın açılış konuşmasıyla saat 10.00’da başlayacak seminerin moderatörü TÇYKD Başkanı Restorasyon uzmanı Y. Mimar Deniz Alkan. Oturum başkanları Doç. Dr. Rabia Özakın ve Doç. Dr Zeynep Eres eşliğinde Prof.Dr. Gülsün Umurtak, Öğr. görevlisi Saliha Tupal Yeke, Res.Uzm. Y. Mimar Gül Aslan, Res.Uzm. Y. Mimar H. Esra Görgülü, Res.Uzm. Y. Mimar Ahmet Selbesoğlu, Res.Uzm. Y. Mimar Özgür Boran , Doç Dr Gülsün Tanyeli, ve Y. Mimar Arzu Özsavaşcı Türkiye, Kosova, Makedonya’da yapılan restorasyon çalışmalarına dair sunumlar yapacaklar. Seminer sonrasında Tarihsel Çevre ve Yapı Korumacıları Derneği’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen karma fotoğraf sergisi, 30 Mart – 9 Nisan 2019 tarihleri arasında TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde ziyaret edilebilir.

Selimiye Camii’nin mimarı kim?

in Mimari by
selimiye camii

Mimarının ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camii, Osmanlı-Türk sanatının ve dünya Mimarlık tarihinin baş yapıtlarındandır. 2000’de UNESCO tarafınca Dünya Mirası Geçici listesi’ne dahil edilenSelimiye Camii ve Külliyesi, 2011’de ise Dünya Mirası olarak tescil edilmişti. Peki, Selimiye Camii’nin mimarı kimdir?

Selimiye Cami, Edirne’de bulunan, Osmanlı padişahı II. Selim’in Mimar Sinan’a yapmış oldurdığı camidir. Sinan’ın 90 (bazı kitaplarda 80 olarak geçer) yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii gerek Mimar Sinan’ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir.

Caminin kapısındaki kitabeye gore yapımına 1568 (Hicri:976) senesinde başlanmıştır. Caminin 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmışsa da ancak II. Selim’in ölümünün arkasından 14 Mart 1575’te ibadete açılmıştır.

Mülkiyeti Sultan Selim Vakfı’ndadır. Bugün şehrin merkezinde bulunan caminin yapıldığı alanda inşasına Süleyman Çelebi döneminde başlanan, sonradan yıldırım Bayezid’in geliştirdiği Edirne’nin ilk sarayı (Saray-ı elik) ve Baltacı Muhafızları haremi bulunmaktaydı. Bu alandan “Sarıbayır” veya “Kavak Meydanı” diye bahsedilir.

Mühendislikte Türkiye İyi Durumda

in Iç Mimari/İnşaat/Mimari by

DÜNYA üniversitelerinde alanlar araştırma tesiri, atıf, bilimsel niteliği olan ve işveren saygınlığı benzer biçimde dört kritere gore sıralandı. Akademisyen ve işverenlerin üniversitelerdeki dallarla ilgili idrakları anket çalışmaları da yapıldı. Buna nazaran, 48 alanda en iyiler belirlendi. Türk üniversiteleri geçen yıllardaki sıralamalarda olduğu gibi mühendislik programlarında en iyi dereceleri elde etti. Dünya sıralamalarında ise Oxford, Harvard, Cambridge, Stanford ve MIT öne çıktı.

KİMYA, MAKİNE VE ELEKTRONİK
Bu yılın en iyi dereceleri inşaat mühendisliği ile mimarlıkta geldi. İTÜ ve ODTÜ inşaat mühendisliği 101-150 sıra bandında yer buldu. Mimarlıkta ise ODTÜ ilk 150’ye girdi. Türk üniversiteleri ayrıca kimya, elektrik elektronik ile makine mühendisliklerinde de geçen yılki ilk 200’deki konumlarını korudu. Mühendislik programlarında başta İTÜ ve ODTÜ olmak üzere Bilkent, Koç, Sabancı ve Boğaziçi üniversiteleri de öne çıktı.

EĞİTİMDE ODTÜ İLK 150’DE
Türk üniversitelerinin en iyi dereceleri elde ettiği diğer alanlar ise eğitim ve arkeoloji oldu. ODTÜ eğitimde 101-150 sıra bandı ile Türkiye’de en iyi sıraya yerleşirken Koç, arkeolojide 151-200 sıra bandında yer buldu. İTÜ ise dünya ve yeryüzü bilimlerinde aynı sıra bandında temsil edildi.

EN İYİ TIP DERECELERİ
Tıp fakültelerinde ise 301-350 sıra bandı ile İstanbul ve Hacettepe en iyi dereceleri yakaladı. İşletmede Bilkent ve Koç, İngiliz dili ve edebiyatında Boğaziçi, araç-gereç biliminde ise Bilkent, İTÜ ve ODTÜ ilk 300’de yer aldı.

 

 

Mimari Restorasyon Bölümü

in Mimari by

Üniversite sınavlarına hazırlanan ve Restorasyon bölümünü seçmeyi düşünen adaylara bu meslek hakkında profili, puanlarını ve mesleğin geleceği hakkında profili derledik. İşte Restorasyon kısmı –  Mesleği hakkında profil :

Restorasyon Bölümü Tanıtımı:

Restorasyon programı, her türlü tarihi binanın restorasyonu, onarımı ve korunması konusunda restorotör mimara Muavin fasıla meslek elemanı yetiştirir. Restorasyon teknikerleri, serbest piyasadaki restorasyon uygulamalarında çalışabilecekleri gibi, Vakıflar umumi Müdürlüğü, Kültür Bakanlığı, Müzeler, ulusal Saraylar, ulusal Parklar, Karayolları umumi Müdürlüğü, Belediyeler vb.. halk kuruluşlarında vazife alabilirler.

Programın Amacı: Restorasyon ve konservasyon programının emeli, Doğa ve kültür varlıklarının korunması ve onarımı alanında çalışacak teknik elemanları yetiştirmektir.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Restorasyon ve konservasyon programında, kimya, fizik ve mineroloji gibi Esas ilim dersleri, hoş sanatlar, klimatoloji, müzecilik, sergileme ve depolama, fotoğrafçılık, restorasyon-konservasyon uygulamaları, teknik fotoğraf gibi dersler okutulmaktadır.

şart olan Nitelikler: Restorasyon ve konservasyon programında eğitim görmek isteyen kimsenin üst Şöhret bir renk ve Biçim algısına, parmaklarını ve ellerini ustalıkla kullanabilme gücüne ve güzel duyu gücüne sahip, hoş sanatlara alakadar ve Aleni havada çalışmaktan hoşlanan kimseler olmaları beklenir.

Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Restorasyon ve konservasyon programını bitirenlere “Restoratör-konservatör” ünvanı verilir. Restoratör ve konservatörler müzelerde, kütüphanelerde, ören yerlerinde, sit alanlarında zamanla bozulan kültür varlıklarının onarımını yapar, müzelerdeki eşyaların bozulmalarını önleyici tedbirler alır.

Restorasyon Nedir, Restorasyon Ne İş Yapar, Restorasyon Maaşları, Restorasyon İş İmkanları, Restorasyon İş Çalışma Alanları, Restorasyon Mesleği Hakkında profil, Restorasyon Bölümünün Geleceği, Restorasyon Bölümünü Seçecek Olanlarda Nasıl Özellikler Olmalı, Restorasyon kısmı seçenek Edilir mi, Restorasyon Tanıtımı, Restorasyon Kazanç vaziyeti ve İş Olanakları, Meslek Rehberi, Restorasyon Mezunları Ne İş Yaparlar , Restorasyon Mezun Olduktan Sonra İş İmkanı Nerede Çalışırlar, Restorasyon İş Bulma vaziyeti

Mimarlık ve Edebiyat İstanbulSMD’nin Panelinde Buluşacak

in Iç Mimari/Mimari by
ISMD_mimarlık-ve-edebiyat Ahmet Ümit

İstanbulSMD’nin Panelinde Edebiyat’ın Penceresinden Mimarlık mevzuşulacak.
İstanbul özgür Mimarlar Derneği’nin Kalebodur’un destekleri ile Salt Galata’da düzenlemiş olduğu “Mimarlık Ve…” buluşmaları üçüncü defa 31 Ekim Pazartesi günü “İstanbulSMD ve Kalebodur’la Pazartesi Buluşmaları – Mimarlık ve Edebiyat” başlığı altında gerçekleşiyor.
“Mimarlık ve Edebiyat” buluşmasında, polisiye romanlarıyla tanınan

Türkiye’nin önemli yazarlarından, Ahmet Ümit’i konuk ediyor. Mimarlık ve edebiyatın şehir, mekân ve bellek üzerinden ortak özelliklerinin tartışılacağı panelde, gazeteci ve yayıncı Cem Erciyes ile Ahmet Ümit, edebiyatta mekân kurgularının kentsel mimari ile bağlantısı ve İstanbul’un mekânsal idraksının edebiyat alanına katkısını beraber konuşacak.

Ahmet Ümit’in romanlarında ön plana çıkan sosyolojik analizler ve tarihsel bilgiler aracılığıyla konumlandırdığı kent dili ile mimarlık disiplininden iyi mi yararlandığı incelenirken, romanların kurgusunda ve roman karakterleri üzerinden yapılandırdığı, mekânın belirlediği, sınırlı ve özgür alanların edebiyat ile bağlantısı da tartışılacak.

Her insana açık ve ücretsiz olan “İstanbulSMD ve Kalebodur’la Pazartesi Buluşmaları” adlı konuşmalar serisinde, ilerleyen aylarda da farklı disiplinlerin pencerelerinden mimarlığa bakılacak. Bu panellerde katılımcı konukların çağdaş mimarlık ve şehir hayatı üzerine kişisel deneyimleri ve gözlemleri izleyicilerle paylaşılacak.

Kalebodur’un yardımıyla düzenlenen “Mimarlık Ve…” adı altındaki paneller serisi ile İstanbulSMD, mimarlığı ve kentleşmeyi mimarlık dışındaki alanlarda çalışanlarla birlikte tartışmaya açıyor.

”Mimarlık ve Edebiyat” paneli 31 Ekim Pazartesi günü saat 19:00-20:30 içinde Salt Galata’da ücretsiz izlenebilir.

Ahmet Ümit

1960 Gaziantep.1979’da Marmara Üniversitesi’nin Kamu Yönetimi kısmınde yükseköğrenimine başladı. 1980 darbesinin ardından ustalaşmış devrimci olarak çalıştı. 1982’de düzenlenen Anayasaya Hayır kampanyasına katıldı. Duvarlara afiş yapıştırırken yakalanan arkadaşları için öykü şeklinde yazdığı rapor, takma adı olan “K. Yalçın” imzası ile önce Atılım Dergisi’nde sonrasında Prag’da 40 dilde yayın yapan Barış ve Sosyalizm problemlerı Dergisi’nde yer aldı. Yazarlığa adımını bu rapor/öyküyle attı. 1983 senesinde üniversite öğrenimini tamamladı. 1985-1986 yılları arasında Moskova sosyal Bilimler Akademisi’nde eğitim gördü.1990 senesinde bir grup edebiyat tutkunuyla birlikte yine Hişt adlı kültür-sanat dergisini çıkardı. 1992 senesinde yayınlanan ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece, aynı yıl Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü’nü aldı.

“Bir Ses Böler Geceyi” (1994) adlı uzun hikâyesinin ardından “Masal Masal İçinde” (1995) yayımlandı. Annesinden dinlediği masalları düzenleyip yazdığı bu kitap çeşitli özel ilköğretim okulunda ve özel kolejlerde ders kitabı olarak okutuldu, Korece’ye çevrildi. Kitaplarının tümünde mevcud gerilim duygusu “Sis ve Gece” (1996) adlı polisiye romanında kendisini tümüyle dışavurdu. “Sis ve Gece”‘yi “Kar Kokusu” (1998) adlı romanı, “Agatha’nın Anahtarı” (1999) adlı polisiye öykü kitabı takip etti. 2000’den itibaren “Patasana” (2000), “Kukla” (2002), “Şeytan detayda Gizlidir” (2002), “Beyoğlu Rapsodisi” (2003), “Aşk Köpekliktir” (2004), “Ninatta’nın Bileziği” (2006), “Kavim” (2006) adlı kitaplarını ardı ardına yayımladı. 2007’de “İnsan Ruhunun Haritası” adlı denemesi yayımlandı. 2008’da yayınlanan “Bab-ı Esrar”‘da Şems-i Tebrizi cinayetini mevzu edindi. İstanbul hakkında çok detaylı bilgiler de içeren “İstanbul Hatırası” adlı polisiye romanı Haziran 2010’da okuyucularla buluştu. Yazarın “Başkomiser Nevzat, Çiçekçinin Ölümü” (2005) adlı bir de çizgi romanı vardır. Öykülerinden yola çıkılarak Uğur Yücel tarafından Karanlıkta Koşanlamış olur ve Cevdet Mercan tarafından Şeytan detayda Gizlidir dizileri yapılmış, “Sis ve Gece” adlı romanı 2007 senesinde Turgut Yasalar tarafından beyazperdeye uyarlanmıştır. Ahmet Ümit’in, 2012 yılında “Sultanı Öldürmek”, 2013’te “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi” ve 2015 senesinde “Elveda Güzel Vatanım” kitapları yayımlanmıştır.

Cem Erciyes

Gazeteci, yayıncı. Mesleğe 1992’de Dünya Gazetesi’nde başladı. Dünya Kitap dergisi ve kültür sanat sayfalarında çalıştı. 1997 senesinde radikal’e geçti. Kültür Sanat Editörü olarak sanat sayfalarını yönetti, köktencilik Kitap Eki’ni kurdu ve ayrıldığı tarihe kadar yönetti. Radika’le Ek Yayınlar Yönetmeni, Pazar Gazetesi gösterim Yönetmeni, internet Genel yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. Köktencilik’in kapanmasının ardından doğan Kitap’ta gösterim Direktörü olarak çalışmaya başladı. Haftalık yazıları web gazetesi Duvar’da yayımlanıyor.

1971 doğumlu Cem Erciyes, İzmir Bornova Anadolu Lisesi’ni ve Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü tamamlamış oldu. İstanbul Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler branşında yüksek lisans yaptı. Çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. TRT’de kültür sanat ve tarih programları hazırladı, sundu.

İstanbulSMD Hakkında:

Mimarların işlev ve sorumluluklarının toplum tarafından değerlendirilmesi ve anlaşılmasını sağlamayı fakatçlayan İstanbul serbest Mimarlar Derneği (İstanbulSMD), üyelerinin ve mimarlık sektörünün estetik değer, mimari eğitim, öğrenme ve uygulama düzeyini de yükseltmeyi hedefliyor. şehir ve kentli yararına “alternatif projeler” üreterek topluluğun karşısına çıkmanın önemine inanan İstanbul serbest Mimarlar Derneği, mimari faaliyetlerin yanı sıra, mimarlık öğrencilerine ve topluma katkı sağlayan önemli projelere destek veriyor.

Http://www.Ismd.Org.Tr

İletişim: 0212 251 09 58

info@ismd.Org.Tr

Tasarım Festivali Beyoğlu’nda 60’dan Fazla Tasarımcıyı Buluşturdu

in Mimari by

İstanbul Beyoğlu’nda ‘Beyoğlu Hareketleniyor’ Festivallerinin 3’üncüsü olan ‘İstanbul Design Week’ Tasarım Festivali Beyoğlu bölme Meydanı’nda başladı. Festival 50 gün sürecek.

Festivale dünyanın dört bir köşesinden 60’dan fazla tasarımcı geldi. Çeşitli ülkelerden farklı tasarımcıları buluşturan festivalde, mobilyadan avizeye kadar bir çok alanda yapılmış olan tasarımlar sergileniyor.

Tasarımların göz kamaştırdığı festivalin açılış törenine, Beyoğlu Belediye Başkanı olan Ahmet Misbah Demircan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı olan Mehmet Büyükekşi ile bir çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Festivalin Başkan Ahmet Misbah Demircan’ın açılış kurdelesini kesmesiyle başladı. Daha sonra Başkan Demircan ve Büyükekşi tüm stantları gezdi pek çok alanda tasarımı meydana getirilen eşyaların özellikleri hakkında tasarımcılarından bilgiler aldı.

Festivale, çeşitli ülkelerden gelip Beyoğlu’nda buluşan 60’dan fazla tasarımcı stantlarıyla birlikte katım sağlıyor. Bölme Meydanı’na kurulmuş olan stantlarda tasarımcıların hazırlamış olduğu çanta, mobilya, vazolar, avize ve tasarlanan bir çok eşya alıcıların beğenisine sunuluyor.

Beyoğlu’nda başlamış olan festivalde standı olan ve çok uzun süredir deri sektörü ile çalışmaları bulunduğunu belirten Çiğdem Dayıoğlugil, tasarımlarını formlar üzerinden yaptığını söylüyor. Çiğdem Dayıoğlugil 2013 yılından bu yana İstanbul Design Week’e katılmış olduğunı belirtirken, bu yıl organizasyon yapısının değiştiğini ve bu konuda bilinçlenmenin de artmış olduğunu vurguluyor. Ek olarak festivalin bu yıl devlet desteğiyle ile yapıldığını bu nedenle iştirakın daha çok olduğunu söylerken, orada olmaktan çok mutlu bulunduğunu sözlerine ekledi.

İç Mimar ve Mimar arasındaki farklar

in Iç Mimari/Mimari by
mimar ve iç mimar

Mimar ve İç Mimarın ne icra ettiğine ve bu iki meslek kolunu birbirinden ayıran farklılıklara gelecek olursak,

Mimar;aslında şehir plancısı(Yollar yerleşim bölgeleri,kamu alanları,yeşil alanlar ve bunlar haricinde şehrin tümünü tasarlayan birey) tarafınca tanımlanmış alana kullanıcını kendi fonksiyonlara sahip ihtiyaclarına yanıt verebilceği bir yapı(Konut,İşyeri,endüstri Yapısı vs.) tasarlar. Bina yapılması uygun görülmüş alan içinde, en uygun yeri tespit ederek bir iskelet oluşturur. Bu iskeleti çevresi ile uyumlu hale getirerek, Şehrin dokusuna uygun gerekli teknik detaylara ve parametrelere (yükseklik, cephe,inşaat alanı,lüzumlu yol ve sokaktan yapının çekme mesafeleri, araç-gereç vs. Uyumlu) göre yapıyı tasarlar.

İç Mimar;Mimarlar tarafından hazırlanmış ve mühendisler tarafınca sağlam bir şekilde ayağa dikilmiş bir yapı içindeki bölünmüş yada bölünmemiş mekanların iç kısımlarını kullananların isteği ve ihtiyacı doğrultusunda iç mimari kurallara gore (salon ile Mutfağı birbirine yakın olacak şekilde planlamak vs)tasarlayıp,kullanıcının tarzını yansıtacak ve içerisinde yaşarken onu rahatsız etmeyecek şekilde tasarlayıp uygulamasından görevli olan kişidir.

Bu iki meslek branşının yapmış oldukları işlere örnek vermek açısından aşağıdaki fotoğrafta hem mimar hemde iç mimarın çalışma mekan ve şekilleri hakkında kısmen fikir sahibi olabilirsiniz.

Mimar Ne yapar ?

Mimar daha çok yapının dış kabuğunu tasarlayarak yapının uygulanacağı yerde çevresi ile kısmen uyumlu yada sıradışı farklı dış tasarımı ve yapının genel konseptini belirleyen kişidir.
İç Mimar Ne Yapar?
İç Mimarlar ise;Yapının Mimar tarafından bölünmüş yada hiç bölünmemiş kısımlarını kullanıcının isteği ve gereksinimları doğrultusunda iç mekanı komple tasarlayan ve tüm dekorasyon işleri uygulayan kişidir.
İç Mimarlar İç mimarisini yapmış oldukları mekanların,mobilyalarını,aydınlatma elemanlarını,perde ve diğer tekstil elemanlarını,duvar kağıdını,kullanılacak her türlü dekoratif objeleri tasarlayabilen ve bunun uygulamasından sorumlu olan kişidir.
İç Mimarlık mesleğinde ayrıntılar o kadar fazladır ki,bazen sadece bir perde tasarımı yapmanız günlerinizi alabilir.

Mimar ve İç Mimarın ne yaptığına ve bu iki meslek kolunu birbirinden ayıran farklılıklara gelecek olursak,

Mimar;Aslında şehir plancısı(Yollar yerleşim yerleri,kamu alanları,yeşil alanlar ve bunlar dışında şehrin bütününü tasarlayan kişi) tarafından tanımlanmış alana kullanıcını kendi fonksiyonlara sahip ihtiyaclarına cevap verebilceği bir yapı(Konut,İşyeri,Sanayi Yapısı vs.) tasarlar. Bina yapılması uygun görülmüş alan içinde, en uygun yeri tespit ederek bir iskelet oluşturur. Bu iskeleti çevresi ile uyumlu hale getirerek, Şehrin dokusuna uygun gerekli teknik detaylara ve parametrelere (yükseklik, cephe,inşaat alanı,gerekli yol ve sokaktan yapının çekme mesafeleri, malzeme vs. uyumlu) göre yapıyı tasarlar.

İç Mimar;Mimarlar tarafından hazırlanmış ve mühendisler tarafından sağlam bir şekilde ayağa dikilmiş bir yapı içerisindeki bölünmüş yada bölünmemiş mekanların iç kısımlarını kullanıcıların isteği ve ihtiyacı doğrultusunda iç mimari kurallara göre (salon ile Mutfağı birbirine yakın olacak şekilde planlamak vs)tasarlayıp,kullanıcının tarzını yansıtacak ve içerisinde yaşarken onu rahatsız etmeyecek şekilde tasarlayıp uygulamasından sorumlu olan kişidir.

Bu iki meslek dalının yaptıkları işlere örnek vermek açısından aşağıdaki fotoğrafta hem mimar hemde iç mimarın çalışma mekan ve şekilleri hakkında kısmen fikir sahibi olabilirsiniz.

Mimar Maaşları 2018

in Iç Mimari/Mimari by
mimar maaşo

Mimar,İç Mimar Maaşları

Mimarlık veya iç mimarlık bölümünü tercih edecek birçok öğrenci “mimar veya iç mimar ne kadar para kazanıyor” sorusunu sıkça sorduğu için mimar maaşları konusunu sizin için ele almayı uygun gördük.
Türkiye’de meslek grupları içinde büyük bir prestije haiz olan Mimarlık mesleği, iyi bir aylık gelire sahip olan bir meslek dalıdır. Ancak söz konusu olan Mimarlar çalıştıkları firmalara gore aldıkları maaşlarda değişiklik görülebilmektedir. Mimarlık mesleğinde, kamuda görev alıyorsanız kıdem dereceniz yükseldikçe maaşınız da önemli oranda yükselmektedir.
SGK ve TMMOB içinde imzalanan fakat özel sektör de pek de uygulanmayan protokole bakılırsa yeni mezun da olsa mimarlar ve iç mimarlar için asgari maaş 3.500 TL olarak belirlenmiştir. Her ne kadar açıklamalar bu şekilde olsa da piyasada bu kaide pek geçerli değildir. Harcamalar, rekabet ortamı, çevrede oldukca mimar bulunması gibi kriterler göz önüne alındığında piyasada yeni mezun bir mimar veya iç mimar için maaşlar 2.000 TL – 2.500 TL’den başlıyor.

Avrupa‘da ise mimar ve iç mimarların ücretleri genel olarak 2.500 €‘dan başlıyor.

öteki taraftan piyasada çok fazla tecrübeli mimar ve iç mimar arandığından genelde herkes bu maaşları sırf tecrübe kazanmak uğruna kabul ediyor. Piyasada minimum 2 yıl tecrübeye haiz olmanız gerektiği düşünülürse maaşınız bu süre zarfı içerisinde 2.000 TL – 2.500 TL arasında bir yere konumlanacaktır. Bu elbet göstermiş olduğunuz performans ile de alakalı olduğunu dipnot olarak düşelim.

Peki mimarlıkta ekstra para kazanmak mümkün mü ?
Evet, bu doğal ki mümkün. Yani bunları şöyle maddeleyebilir ve ek gelir elde edebilirsiniz.

İşte mimarlar için ek iş fırsatları:

Çevrenizden çeşitli projeleri uygun fiyatlara yapabilir, hem de kendinizi geliştirebilirsiniz. Bunu aynı zamanda firmalara danışmanlık ücreti adı altında da ücretlendirebilirsiniz.
Freelance olarak mimarlık firmalarına hizmet verebilirsiniz. Yoğun projelere haiz mimarlık firmaları maaş vermeden alacağı destek için freelancerlara ödeme yapmayı severler. Eğer ihtiyaçları varsa sizinle neler yapabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunmaktan mutluluk duyacaklardır.
Gene freelance olarak eğer rendering ve üç boyutlu Modelleme bilgileriniz iyiyse mimari animasyon hazırlama ve render işi yapabilirsiniz. Sizin için en karlısı bu olacaktır.
Mimarlık fakültelerinden kazanılan tasarım kabiliyeti ve düzenleme disiplininiz ile grafik tasarımlar yaparak bir derginin poster çalışmaları, editörlüğü vs. Yaparak para kazanabilirsiniz.
Bununla beraber çeşitli mimari yarışmalara girebilir ve hazırlanabilirsiniz. Bu size hem içsel hemde maddi anlamda katkı sağlayacaktır.

Mimarlık’ta ve İç Mimarlık’ta Çizim Önemli midir?

in Iç Mimari/Mimari/Peyzaj by
cizim yetenegi gereklimidir

Mimarlıkta ve İç Mimarlık’ta Çizim yeteneği’nin de olması gerekir elbetteki ancak herkes çizim yapmayı anasının karnında öğrenmez.

Bir de önemli olan bir nokta çizim yapmaktan kasıt edilen şeyin ne olduğu sorusudur.Yani kuş çizmek, böcek çizmekle manzara resmi çizmekle mimar olunmaz..Mimarlık keyfi çizimlerden oluşmaz.İşin keyifli kısmı tasarım aşamasıdır çoğunlukla, teknik çizimler tamamen bilgi birikimi ve el koordinasyonu ile uygulama bilgisi gerektirir.

Örneğin babam daha mezun olana dek mimarlığı resim çizmeye benzetirdi.Burada ben de tamamen suçsuz sayılmam aslında.Demekki tam yansıtamamışız mimarlığı ona.

Çizim yeteneği konusunda bir de yaratıcılık yeteneği gerekmektedir.Yani yeni fikirler ve değişkenler ile oynayabilme yetenekleri de şarttır.Hayal gücünüzün fazla olması , mesleğinizi gerçekten seviyor olmanız , çizim konusunda öğrenme arzunuz mimarlık mesleği için çok gerekli şeylerdir.

Bilgisayarda çizim yapma konusunda eğer yukarıda saydıklarım konusunda tamamsanız hiç korkunuz olmasın.Çünkü artık 3 aylık teknik kısa bir eğitimden sonra autocad ekranında teknik çizimler yapan insanlar mimar bile değil.Ya da en azından böyle ofisler var ve ben biliyorum.Bu doğru olduğunu savunduğum anlamına da gelmez.

Çelik Kapı Tercihinde Yapılan Yanlışlar

in Mimari by

Doğru Çelik Kapı Tercihi

 

Çelik kapılar, sac ve lamalar kullanılarak sağlam bir hal alan ve dışardan açılması neredeyse mümkün olmayan kapı türüdür. Çelik kapıların kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Ancak evlerine çelik kapı taktırmak isteyenler ucuza kaçmak için, merdiven altı yerlerde imal edilmiş kapıları satın alarak yada hiç araştırma yapmadan, acele karar vererek yanlış kapı tercihi yaparak güvenlik durumunu tehlikeye atabilmektedirler. Alınacak kapının, sadece adının çelik olması yeterli değildir. Bir kere aldıktan sonra, kolay kolay değişimi yapılmayacağı için, satın alırken dikkat edilmesi gereken birçok unsur bulunur.

 

Nelere Dikkat Edilmeli?

 

  •             Çelik kapı almaya karar verildiği zaman, bu iş alanında uzmanlaşmış kişiler olan, çilingirlere danışıp, bilgi almak çok faydalı olacaktır.
  •             Alacağınız kapının gerçek çelik kapı olup olmadığını anlamak için, mutlaka AB sertifikasına yada bu sertifikaya sahip değilse, en azından, TSE belgesine sahip olmasına dikkat etmek gerekir.
  •             Kapının dışardan manivela ile açılma ihtimalinin olmaması için, kasa ile boşluk arasında 4-5 mm den fazla boşluk olmamasına dikkat etmek gerekir.
  •             Alınacak kapının kilidinin sağlam olması kadar, kilidin konulacağı bölgenin oldukça sağlam olması gerekir.
  •             Kapının menteşesi sabit değil, ayarlanabilir menteşe olmalıdır. Çünkü ayarlanabilir menteşeler, binadaki her türlü inşaat işlerine uyum gösterebilir.
  •             Alınacak çelik kapının, en ufak bir itiş gücüyle bile kapanabilmesi gerekir. Kaliteli çelik kapılar sessiz ve kolay bir şekilde kapanabilir.
  •             Çelik kapının sesi, sıcağı, soğuğu ve kiri içeriye sokmayan bir özelliğe sahip olması gerekir. Çift contalama sistemi olan kapılar bu özellikleri sağlayan muhteşem bir yalıtıma sahiptir. Kapının kasasında herhangi bir esneme durumunun olmaması gerekir.
  •             Alınacak çelik kapı binanın dış tarafında kullanılacaksa, güneş ışını ve yağmur gibi dış etkenlere karşı dayanıklı olan, cam veya alüminyum kaplı kapılar tercih edilmelidir.
YUKARI Gıt